fbpx

Sakıp Sabancı Müzesi’nde gezilecek ve görülecek yerler hakkında kapsamlı rehber. İstanbul’un bu prestijli müzesinde sergilenen sanat eserleri, tarihi koleksiyonlar ve geçici sergiler hakkında detaylı bilgi alın

Şerifler Yalısı, Emirgan Camii ve Muvakkithane’den yürüyerek başlayan turun bir sonraki durağı Atlı Köşk olarak da bilinen Sakıp Sabancı Müzesi.

SABANCI KÖŞKÜNÜN TARİHİ

Bugün müze olarak ziyaret ettiğimiz mimarisiyle dikkat çeken, muhteşem boğaz manzarası ve cennetten bir köşeyi andıran bahçesiyle ziyaretçileri büyüleyen köşk çok uzun yıllar Sabancı ailesinin evi olarak kullanılmış. Öncesinde, müzenin ana binası olan Hıdiv ailesi mensupları tarafından yazlık olarak kullanılmış, mimari projesi İtalyan mimar Edoardo De Nari’ye ait olup inşaat süreci 1927’de tamamlanmış. 1951 yılında ise Hacı Ömer Sabancı tarafından Hıdiv ailesinden satın alınmış.

ATLI KÖŞK’TEKİ ATIN HİKAYESİ

Köşke adını veren atların bir hikayesi var. Atlardan biri, orijinallerinin Venedik San Marco Meydanında bulunduğu, Haçlıların Sultanahmet Meydanı’ndan çalıp götürdükleri Bizanslılara ait atların bir kopyası olup bir işadamı tarafından Sakıp Sabancı’ya hediye edildiği için at heykeli köşkün bahçesinde konumlandırılmış. Diğer atın hikayesi ise şöyle; seyahat için yurtdışına çıkan ilk padişah olan Abdülaziz Paris’te gezdiği sergide gördüğü bronz heykellerin sanatçısını bulur ve Beylerbeyi Sarayı’nın bahçesine konmak üzere 12 bronz hayvan heykeli sipariş eder. Abdülaziz vefat edince bu heykeller mezata çıkarılır ve farklı yerlere dağılırlar. Heykellerin ikisi Moda’da Kadıköy Lisesi’nin bahçesinde, Muhtar Paşa’nın köşkünün bahçesinde yer alır ancak Muhtar Paşa da ölünce o heykeller de satışa çıkarılır. Köşkte bulunan at heykelini Sakıp Sabancı alır, diğer heykel ise geyik heykeli, onu da Koç ailesi satın alır. Heykellerin bir parçası da çoğunuzun yakından bildiği Kadıköy Altıyol’daki boğa heykeli.

EN SANATSEVER MÜZE SABANCI MÜZESİ

Köşk, 1998 yılında müzeye dönüştürülmek üzere Sabancı Üniversitesi’nin kullanımına tahsis edildi ve 2002’de Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi adıyla ziyarete açıldı. İstanbul’un kültür ve sanat zenginliğinin bir yansıması niteliğinde olan Sabancı Müzesi, kendine özgü mimarisini yanında etkileyici ve oldukça zengin bir koleksiyona sahip. Sergilediği özel koleksiyonlar yanında müze bir açık hava müzesi olma özelliğini de taşıyor. 14. yüzyıldan 20. yüzyıla dayanan eserler Sakıp Sabancı’nın kendi çabalarıyla araştırıp topladığı eserler ve Sabancı’nın sanata ne kadar değer verdiğini gösteriyor.

Koleksiyonlar

Kitap Sanatları ve Hat Koleksiyonu
Resim ve Heykel Koleksiyonu
Dekoratif Eserler Koleksiyonu
Arkeolojik Eserler Koleksiyonu

MÜZENİN DİĞER BÖLÜMLERİ

Restoran ve Teras

Dolu dolu bir müze ziyareti sonrasında, müze restoranında müze konseptine uygun lezzetler deneyimleyebilir, müze terasında ise boğazın muazzam maviliği eşliğinde kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

Müze Dükkanı

Müze hatırası biriktirmeyi sevenler için bir de müze dükkanı var. Koleksiyon katalogları, kartpostallar, kitaplar ve hediyelik eşyalar bulabileceğiniz dükkana uğramayı unutmayın.
0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest
0 Comments
Inline Feedbacks
View all comments
Share.
Dilek Tığlı avatarı

Özgürlüğünün peşinde, okumayı gezmeyi ve yazmayı seven bir öğretmen...

KVKK/ Terms of Service
0
Would love your thoughts, please comment.x